Çok Üzülüyoruz


Günlerdir hangimizin içi acımıyor, hangimizin canı yanmıyor ki?

Güzel vatanımız, Türkiye'miz nasıl da insan hayatının zerre değerinin olmadığı bir yer haline geldi ya da belki de hep böyleydi...

Aslında suç hepimizde! Senelerdir bu ve benzeri olaylar Türkiye'nin çeşitli illerinde, bilhassa da doğuda, günlük hayatın bir parçasıydı ne yazık ki. Yakınımıza geldikçe patlama sesleri, daha mı gerçek görünmeye başladı, ille gözlerimizle mi görmeliydik kopan kolları bacakları, kan gölünü?

Bizim nesil anne babalarının hapishanelerde nasıl işkence gördüklerini, ailelerin nasıl parçalandığını, karşılıklı ne canlar yakıldığını dinleyerek büyüdü. Hikayeydi bizim için tüm bu anlatılanlar, birebir yaşamamıştık, kan üstümüze sıçramamıştı, uzaktan dinlerken kimi zaman bir ajan filminde başrol oyuncusuymuş babam, annem, dayım, teyzem diye hayal etti minik beyinlerimiz. İşte o arada bir yerlerde birileri durdur tuşuna bastı, filmi geri sardı, oyuncuları değiştirip benzer bir filmi tekrar oynatmaya başladı; bizim nesil de görsün, anlasın zulüm, ölüm, üzüntü nasıl bir şeymiş diye. Ölüm sırası bizdeydi artık...

Anlaşılan o ki, tarih kendini tekrar etmeyi seviyor veya bizim ülkenin politikacıları geçmiş hatalardan ders almak gerektiğini düşünemeyecek kadar gücün, paranın, kudretin esiri olmuş. Bu böyle gitmez, gitmeyeceği belli, en azından ülkenin %60'ı artık farkında, cumhurbaşkanı olacak beyefendi ve şürekası da farkında. Ben düşüyorum, dibe batıyorum, kendimle beraber ne kadar çok insan batırsam, ne kadar çok ailenin ocağını söndürsem yanıma kardır diye mi bakıyorlar acaba olaya?

Gezi olaylarıyla başlayıp günümüze uzanan akıllı, genç iradenin yönlendirdiği direnişin meyveleri er ya da geç alınacaktır. HDP'nin Haziran seçimleri öncesi ve sonrasındaki tutumları, Demirtaş'ın açıklamaları, solcu gençlerden aldığı destek azımsanamaz bir gelişmedir. Bu topraklarda tüm bu halklar asırlar boyunca yanyana, yeri geldiğinde içiçe yaşamışlardır ve yaşayacaklardır, bir tarafın canının yanması öbür tarafın da canını yakacaktır, artık bunu anlamak gerekir. Etnik kökenler üzerinden ayrımcılık yapmak, bir insan sırf Kürt diye, veya bir sol parti sırf Kürt destekçileri de var diye desteklememek, dışlamak çocukluktan başka bir şey değildir.

Elinizi vicdanınıza koyun, insana güven duyun ve nedir ortak çıkarları koruyan çıkar yol düşünün lütfen! Hepimiz toprak bütünlüğü ve insanca yaşama peşindeyiz, birisi yaşarken diğeri ölürse orada bütünlük yok demektir, bencil olmayın, biraz empati yapın.

Tabii biz yine kendi aramızda kendimiz çalıyor kendimiz oynuyoruz belki ama bir kişiye bile ulaşsa sesimiz kardır.

Çok üzülüyoruz, daha fazla kan dökülmesini istemiyoruz, Türkiye'nin mevcut yönetiminden memnun değiliz, bunu daha açık başka nasıl ifade edebiliriz?!

Senelerdir hayatını kaybetmiş ve günümüz Türkiye'sine bakıldığında maalesef daha da kaybedecek tüm güzel insanlar için! Unutmayacağız!

Kasım ayının güzel günler getirmesi umuduyla.


Bizi Takip Edin!

  • Facebook Basic Black
  • Instagram Basic Black

Instagram Köşesi

En Yeni Yazılar

October 12, 2015

Please reload